Arkitera Seyahat Bursu İçin Son Başvuru Tarihi 16 Nisan Pazartesi!

Seyahat Bursu 2018 için son başvuru tarihi yaklaşıyor. Bursa katılım koşulları ve 2018 teması ile ilgili daha önce paylaşmış olduğumuz bilgileri tekrar buradan sizlere iletmek istedik.

Seyahat Bursu Konusu: “Ortaklık”
Mimarlıkta “ortaklık” kavramını masaya yatırmak istersek aklınıza neler gelirdi?

Mimari üretim doğası gereği disiplinlerarası olduğundan, birçok meslek dalı ile ilişkide olması gerekir. Mimarlığın sürekli bir ilişki içinde olduğu ya da dönemsel olarak karşılıklı etkileşimde olduğu olguları, mimarlığı doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen disiplinleri “ortaklık” olarak düşünebilir miyiz? Mimarlığın ve diğer disiplinlerin birbirleri ile olan ilişkilerini irdelemek ortaklık mıdır?

Katılımcı mimarlığı bu bağlamda nereye koyabiliriz? Ortak dediğimiz belki de “kullanıcı”nın kendisidir? Kullanıcıları fiziksel çevrelerinin planlama ve tasarım süreçlerine katılmasını “ortaklık” teması altında inceleyebilir miyiz? Disiplinlerarası mimarlık, katılımcı mimarlık, sosyal mimarlık, müşterek üretim… Sizin mimarlıkta “ortaklık” olarak değerlendirilebilir dediğiniz kavram nedir?

Geberit sporsorluğunda yapılan Arkitera Seyahat Bursu’nda bu sene, mimaride “ortaklık” fikrinin nasıl farklı şekillerde ele alındığına bakıyoruz. Bu bağlamda ortaklık kavramının mimarlığa yansımasını sorgulayan bir rota belirlemenizi istiyoruz. “Ortaklık” temasıyla bu yıl sizleri ortaklık denildiğinde aklımıza gelenleri sorgulamaya davet ediyoruz.

Değerlendirme Kriterleri Nelerdir?
Bursiyer adaylarından, dünyanın ve/veya Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki gezi planları hazırlamaları bekleniyor.
Bursiyerin seçilmesinde aşağıdaki kıstaslara dikkat edilecektir:
1. Bursiyerin bireysel gelişimine katkı sağlaması,
2. Arkitera’nın konuyla ilgisi göz önüne alınarak içeriğin tüm platformlarda konunun zenginleştirilmesine sağlayacağı katkı,
3. Bursiyerin sunacağı bütçenin ekonomik olması ve planlanan rotanın 10 günü aşmaması değerlendirme kriterlerinden biridir.

Seçici Kurul Üyeleri
• Gökhan Avcıoğlu (Mimar)
• Ahmetcan Karakadılar (2017 Arkitera Seyahat Bursu kazananı)
• Barkın Laçin Özdemir (Gezgin)
• Arkitera çalışanları
• Geberit yöneticileri

Takvim
Son Başvuru Tarihi: 16 Nisan 2018
Finalistlerin Açıklanması: 20 Nisan 2018
Finalistlerin Sunumları: 2-3-4 Mayıs 2018
Kazananın Açıklanması: 7 Mayıs 2018
Seyahat Aralığı: 1 Haziran – 31 Temmuz 2018

Katılım Koşulları
Seyahat Bursu, 1 Ocak 1993 ile 31 Aralık 1998 tarihleri arasında doğan; mimarlık, şehir ve bölge planlama, iç mimarlık, peyzaj mimarlığı ve çevre tasarımı bölümü öğrencileri ve mezunlarının katılımına açıktır.

İstenenler ve Bursiyerlerin Uymakla Hükümlü Olduğu Esaslar
• Seyahat Bursu 2018, “Ortaklık” teması ile yapılmaktadır. Tema hakkında kısa bir açıklama metni girişte verilmiştir. Bu temaya uygun olmayan başvurular dikkate alınmayacaktır.
• Seyahatin şartnamede belirtilen zamanda yapılması gerekmektedir.
• Kazanan bursiyerden üç kademeli bir çalışma beklenmektedir.
a. Kazanan gezi planını olgunlaştırmak için, seyahat öncesinde yapılacak çalışmalar.
b. Gezi boyunca yapılacak paylaşımlar.
c. Gezi sonrasında yapılacak sunum ve raporlamalar.
• Bursiyer adayı 2-3 ve 4 Mayıs 2018 tarihleri arasında Arkitera’da yapılacak finalist sunumuna katılmak zorundadır.

Başvuru
Başvurularda aşağıdaki bilgilerin mutlaka bulunması gereklidir:

1. Seyahat planı
2. Seyahat bütçesi
3. Sosyal medya profillerinin linkleri
4. Yazmış olduğu blog(lar) (eğer varsa)

Başvurular, seyahatbursu@arkitera.com adresine pdf formatında gönderilmelidir.

Eski Gezginler Seyahat Bursu’na Nasıl Başvurdu?

27 Mart Salı günü Instagram hesabımız üzerinden yaptığımız canlı yayın sırasında bize en çok sorulan sorulardan biri “başvuru sırasında nasıl bir sunum hazırlamamız gerekiyor?” oldu.

Bu konuda sizlere yardımcı olmak ve örnek vermek amacıyla eski gezginlerimizden bazılarının başvurularını paylaşmaya karar verdik.


İlk örneğimiz Atıl Aggündüz’e ait. 2016 yılında “Tahribat” teması ile düzenlediğimiz Seyahat Bursu için Atıl aşağıdaki gibi bir sunum ile başvurmuştu.
Atıl Aggündüz


İkinci başvuru örneğimiz 2014 gezginimiz Elif Yılmaz’a ait. Elif, Seyahat Bursu’nun 2014 teması “Ya Sonra?” kapsamında yapmayı planladığı geziyi aşağıdaki gibi planlamıştı.
amsterdam_elif_yilmaz


Üçüncü örneğimiz ise 2015 gezginimiz Erenalp Saltık’a ait. 2015 temamız “Anma Mekanları” kapsamında Japonya’da bir rota planlayan Erenalp’in başvurusu da aşağıdaki gibiydi.
erenalp_saltik


Sizinle paylaşacağımız son başvuru örneği ise 2017 gezginimiz Ahmet Can Karakadılar’a ait. 2017 teması “Zaman Geçer” kapsamında düzenlenen bursa Rusya ile ilgili bir rota hazırlayarak katılan Ahmet Can’ın başvurusu şöyleydi:
ahmet_can

Arkitera Seyahat Bursu ile tüm sorularınızı seyahatbursu@arkitera.com adresinden bizlere iletebilirsiniz.

Unutmayın son başvuru tarihi 16 Nisan!

Eski Gezgin’lerden İpuçları – Ahmet Can Karakadılar

2017’de Geberit sponsorluğunda düzenlenen ve teması “Zaman Geçer…” olarak belirlenen Seyahat Bursu için ilk aşamada 59 proje başvurmuş ve 19 isim finale kalmıştı. 27-28 Nisan günü finale kalan isimlerin birbirinden ilginç ve başarılı sunumları izlenerek yapılan değerlendirme sonrasında Ahmet Can Karakadılar 2017 Arkitera Gezgini olarak seçildi.

ODTÜ Mimarlık Fakültesi öğrencisi olan Ahmet Can, “Zaman geçer; fikirler, binalar, şehirler, ideolojiler, anılar, deneyimler kalır.” diyerek Bolşevik İhtilali’nin 100. yıldönümünde, ihtilalin Sovyet mimarisine etkilerini inceledi. Ekim Devrimi ve onunla gelen toplumcu ve yapıcı (konstrüktivist) anlayışın dönem içindeki etkileri ve değişimlerini gözlemledi. Moskova ve St.Petersburg’da avangard Rus Mimarisi, Stalinist Mimarlık, Modern Sovyet Mimarisi ve günümüz çağdaş mimarlığının izlerini sürdü.

Ahnet Can, Haziran ayında yaptığı 11 günlük Rusya gezisini, 12 Ekim Perşembe günü, ODTÜ Mimarlık Amfisi’nde yaptığı bir sunumla anlattı.

Ahmet Can’ın 2017’de yaptığı seyahate dair ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Eski Gezgin’lerden İpuçları – Atıl Aggündüz

2016 yılında “Tahribat” temasıyla düzenlenen Arkitera Seyahat Bursu’nun kazananı Atıl Aggündündüz oldu.
İTÜ Mimarlık Fakültesi’nden Ocak 2016’da mezun olan Atıl, 2016 Yaz Olimpiyatları’na ev sahipliği yapan Rio de Janeiro’yu inceledi. Türkiye’nin de yakın zamanda atlattığı olimpiyat sürecini yerinde gözlemleyip, olimpiyat yatırımlarının kentte yarattığı değişimleri, yerel halkın sürece tepkilerini değerlendiren Atıl, seyahati süresince bir eskiz defteri oluşturdu.

Atıl, 21-30 Haziran tarihleri arasında Rio de Janeiro’ya yaptığı seyahate dair izlenimlerini, 3 Ekim 2016 tarihinde İTÜ Taşkışla’da düzenlenen Seyahat Bursu Sunumu‘nda paylaştı.

Atıl’ın 2016’da yaptığı seyahate dair ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Arkitera Seyahat Bursu 2018’e katılmak isteyenler ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirler.

Gökhan Avcıoğlu: “Mimarların Gezisi Kuru Turistik Geziler Olmamalı”

Arkitera Seyahat Bursu’nun bu seneki jüri üyelerinden GAD Architecture’un kurucusu, mimar Gökhan Avcıoğlu ile seyahat-mimarlık ilişkisini de içeren bir söyleşi yaptık.

Seyahat etmenin sizin için önemi nedir?
Mimarlık görerek olur. Görerek, içine girerek, dışında durarak, etrafında dolaşarak olur. “at, in, on”. Dünya’da insan eliyle yapılmış veya doğanın kendi kendine ürettiği, yarattığı ne varsa görmek gerekir. Çünkü bütün bunlar mimarın hafızasında toplanır. Zamanı geldiğinde hatırlanır ve bir tasarıma dönüşür. Bugün büyük bir fırsat var. Ulaşım araçları çok gelişti. Son 18 senedir dünyanın gidilmeyen yerlerine gidip sosyal medya üzerinden birbirimize aktarmaya başladık. Gidilmemiş adalar, kara parçaları vardı. Antartika, Patagonya keşfedildi. Şimdi insan en tepelerdeki, en derinlerdeki yerlere ulaşmaya çalışıyor. Bunların hepsi mimarlıkla ilgili. Çünkü mimarlık sığınma içgüdüsü ve bunun üstüne konabilecek duygularla alakalı. O yüzden insan eliyle yapılmış her şeyi görmek, içinde olmak faydalı bir tecrübe.

Mimarlık eğitiminiz sırasında ya da mezun olduktan sonra ilk bina-kent odaklı gezinizi (mimari gezinizi) nereye yapmıştınız? Geçmişe dönüp baktığınızda bu geziden sizde iz bırakan neler olmuştu?
Gezilerim üniversite eğitimimden çok daha önce başladı. Pamukkale’de içinde antik çağdan kolonların olduğu bir sıcak su havuzu vardı. O benim için çok ilginçti. Efes-Priene-Milet üçgeni de çok ilginçti. Çünkü Lego’ya benziyorlardı. Yerde duran taşları sorduğumda “bunlar eskiden şehirdi, binaydı” dendi. Sonra Kapadokya’da tersine mekan yaratılması, oyularak mekan yaratılması beni etkiledi. Bir başka örnek de Boğaz Köprüsü. Adım adım köprünün yapılmasını izledim. Gözümüzün önünde dev bir mimari yapı yapıldı. Mimari diyorum çünkü onların da içine giriyoruz.

Daha sonrasında daha bilinçli geziler oldu. Mesela öğrencilik yıllarında, çeşitli sebeplerden dolayı, okul sık sık kapanıyordu. Ben çokça Batı mimarlığının olduğu yerlerde yaşadım. Batı’ya her zaman gitme şansımız olduğu için Doğu’ya yolculuklar yaptım. Devrim öncesi İran önemliydi. Güneydoğu’daki savaşlardan önce orada olma fırsatım oldu. Afganistan da Taliban baskısı altında değildi. Sonradan buralar kapalı ülkeler haline geldi. Dolayısıyla İsfahan’a kadar otostopla yolculuklar yaptım.

Kaynaklarda Doğu’ya kıyasla Avrupa ve Kuzey Avrupa daha kuvvetli. Güney ve Doğu da sosyal medya sayesinde keşfediliyor.

Sonrasında ise Batı’ya yolculuklarım başladı. Batı merkezli bir hayat sürdüm. Batı’da ders verdim. Doğu’nun üzerine Batı daha güzel oturuyor.

Türkiye’den ya da dünyadan mutlaka ziyaret edilmesini önereceğiniz kentler, eserler neler olur?
Anadolu çok şanslı bir yer. Doğu ve Batı mimarlığının örnekleri var. Anadolu vurgusu şu anlamda da önem taşıyor. Tarih boyunca iki kırılma noktası var. Bir tanesi Türkiye Cumhuriyeti’ndeki kırılma. Ama sanki Osmanlı öncesi pek sayılmıyor gibi. Halbuki Batı mimarlığının en önemli başlangıç unsurları bu topraklarda. Aslında burası Batı mimarlığının önemli merkezlerinden birisi.

Türkiye’de ellinin üzerinde antik kent var. New York’un grid planı tamamen Priene’ye dayanıyor. Kartezyen ya da organik şehir kurguları için buraları incelemek lazım. Seyahatlerde sadece fiziksel ziyaretler değil de gidilen yerlerde önemli mimarlarla da görüşmeler yapılmasından yanayım. Mimarların gezisi kuru turistik geziler olmamalı.

Katman katman gidecek olursam eğer her döneme ait önemli vurgular var. Venedik de, New York da önemli. Temelde görülmesi gerekenler var. Fraktal olarak geliştirilmesi gerekenler var.

Mesela Kapadokya’da hacimle hareket eden bir şehir varken, Venedik’te akan bir şehir var. Öncesinde buna niyetlenmemiş ama daha sonrasında bunu kabul eden bir durum var. Bu ikisi ilginç. İkisinin de kurgusu çok önemli. Birinde su kayaların altında duruyor, ötekinde su sokaklardan taşıyor.

New York insan eliyle yapılmış en ilginç durumları bir arada barındıran bir şehir. Yaya olarak şehrin altından ve üstünden her yere gidebilirsin. Yaya merkezli bir şehir dersem garip gelecek ama zeminde de üst kotta da ilerleyebiliyorsun. Merdiven ve asansör gibi araçlarla çıkılabilecek en üst noktalara ulaşabilirsiniz. Bina içinde ya da dışında. Toprağın altında ya da üstünde. New York’a özenen birçok şehir bunu beceremedi İstanbul gibi.

Gezen insanın “bizim medeniyetimize ne katılabilir?” diye düşünmesi lazım gezerken. “Yediğin içtiğin senin olsun. Bize gördüklerini anlat.” burada geçerli.

Seyahat etmek konusunda önerileriniz, ipuçlarınız var mı?
Bir klasiktir. Mimarların üzerinde çokça durduğu Corbusier’nin bir İstanbul gezisi ve bir elbisesi vardır. Defteri, kalemi nerede duracak bellidir. Bir gezgine kıyafet biçmiştir. Bunu bugüne uyarlamak gerek. Kişiye özel elbise bile ilginç bir konu. Corbusier’nin çizdiklerinden bile daha ilginç olan elbisesidir. Metre olmadan yolculuk yapılmaz. Karışın, kulacın ne kadar olduğunu bilmek gerekir.

Eklemek istedikleriniz var mı?
İki türlü gezme var. “Geçmiş, şimdi, gelecek”. Bugün ya da çok yakın bir geçmişe ait olan çok taze binalar bugünü ifade ediyor. Bugün hepinizin görüşünü bekleyen binalar. Son 25 yıla “bugün” diyoruz. Bir üniversitenin araştırma laboratuvarında yeni yapılmakta olanlar da geleceğe örnek. “Gelecek nedir? Daha kolay, daha güzel, daha sağlam nasıl olabilir?” sorularının cevabı aranıyor. Mimarlığın iyi, güzel ve sağlam olması için hepimizin katkıları gerekli.

Eski Gezgin’lerden İpuçları – Erenalp Saltık

2015’te Çanakkale Savaşı’nın 100. yılı dolayısıyla “Anma Mekanları” temasıyla yapılan Seyahat Bursu’nun kazananı Erenalp Saltık oldu.

25 Mayıs-4 Haziran tarihleri arasında II. Dünya Savaşı’nın izlerini Japonya’da süren Erenalp, gezi rotası olarak atom bombasının büyük yıkıma uğrattığı kentler Hiroşima ve Nagazaki’yi seçti. Bir haftalık seyahati süresince savaş sonrası “barış” temasıyla öne çıkan anıtları ve anma mekanlarını inceleyen Erenalp aynı zamanda bu kentlerin nasıl yeniden yapılandığını da gözlemleyerek deneyimlerini Arkitera Seyahat Bursu sitesinden ve sosyal medya hesaplarından paylaştı.

Bir Haftalık Gezisi Boyunca Erenalp Neler Yaptı?

25 Mayıs’ta İstanbul’dan yola çıkan Erenalp, 2. Dünya Savaşı’nda atom bombası atılan iki kent Hiroshima ve Nagasaki’deki, ayrıca savaşta büyük yıkıma uğrayan Tokyo’daki anma mekanlarını ziyaret etti. Aynı zamanda savaştan sonra tekrar yapılanan bu şehirlerin günümüzle ve geçmişle ilişkilerini, şehir organizasyonlarını ve modern mimari eserlerini de inceleyen Erenalp’in ilk durağı Hiroşima oldu.

Hiroshima – Genbaku Dome

 

Yushukan

Hiroşima’da geçirdiği 2 gün boyunca Genbaku Dome, Peace Clock Tower, Hill of Hope gibi anma mekanlarını ziyaret eden Erenalp, Hiroşima’nın ardından Nagazaki’ye geçti. Buradaki üç günlük turu boyunca da Atomic Bomb Museum, Urakami Cathedral, World Peace Symbols Zone gibi birçok mekanı inceledikten sonra son durağı Tokyo oldu. Üç gün boyunca Tokyo’daki kentsel gelişimi ve mimarlık üretimini inceleyen Erenalp, kentteki hafıza mekanlarını gezmenin yanı sıra Kenzo Tange, Toyo Ito, Tadao Ando gibi usta Japon mimarlar ve OMA, Jean Nouvel, MVRDV gibi kentte yapısı bulunan tanınmış ekiplerin projelerini de ele aldı. Erenalp’in seyahati 4 Haziran’da sona erdi.

Shukkeien Garden
Remembrance Hall

Erenalp’in bursu kazanmasını sağlayan rota sunumuna buradan ulaşabilirsiniz.
Erenalp Saltık’ın gezisine dair detaylı bilgilere ise buradan ulaşabilirsiniz.

Eski Gezgin’lerden İpuçları – Elif Yılmaz

Bu sene mimaride “Ortaklık” teması ile düzenlenen Seyahat Bursu’na başvuru süreci devam ederken, eski bursiyerlerin görüş ve önerilerini içeren kısa videoları paylaşmaya devam ediyoruz.
2014 yılında 3. kez düzenlenen Arkitera Seyahat Bursu seçilen teması “Ya Sonra?” ile günümüz teknolojileri gözönüne alınarak, kent ve insan ilişkisinin geldiği noktanın görünür kılınması ve iletişim araçlarının kentleri ne derece yaşanabilir kıldığının araştırılması hedeflenmiş ve gezgin adaylarından Elif Yılmaz Amsterdam’ın gelecek vizyonunu araştırmak üzere bursun kazananı olarak belirlenmişti.

Amsterdam’da Amsterdam Smart City platformunun yaratıcı teknolojileri kullanarak 2009’dan beri gerçekleştirdiği projelerini inceleyen Elif, platformun tüm projelerini deneyimlemenin yanı sıra, kanal kenarında 3d yazıcı ile bir ev inşa etmeye çalışan 3D Print Canal House projesinden kentin karbon emisyonunu düşürmeyi hedefleyen Climate Street projesine kadar kentteki birçok yenilikçi girişimi değerlendirme fırsatı buldu.

Elif Yılmaz’ın 2014 yılında yaptığı gezinin tüm ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Seyahat Bursu 2018 teması ile ilgili ayrıntılı bilgi ve başvuru koşullarına ise buradan ulaşabilirsiniz.

Eski Gezgin’lerden İpuçları – Ferhat Zeycan

Bu sene Geberit sponsorluğunda mimaride “Ortaklık” teması ile düzenlenen Seyahat Bursu’na başvuru süreci devam ederken, eski bursiyerlerin görüş ve önerilerini kısa videolar ile paylaşmak istedik.

İlk videomuzun konuğu 2012 bursiyerimiz Ferhat Zeycan. Arkitera Seyahat Bursu’nun 2012 teması olan “düşük CO2 salımı” konusunda oldukça duyarlı bir öneri getiren Ferhat Zeycan, seyahatinin tamamını sadece bisiklet kullanarak tamamladı ve bu şekilde ulaşımında sıfır karbon salımı yaptı.

Ferhat Zeycan “Pedal – Mekan – İnsan” başlıklı teması ile Roman mahallelerinin oluşturduğu “Getto”ları mimari ve sosyal açıdan deneyimledi. Temaya yönelik gezisine Edirne’den başlayarak, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Sakarya, Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve İzmir olmak üzere 15 günde 9 şehri bisiklet ile gezdi ve toplam 1254 km yol katetti.

Ferhat, seyahati boyunca kulladığı HELMET CAM ile gezdiği yerleri, oradaki yaşantıları an ve an takipçilerine online olarak aktardı.

Seyahat Bursu 2018 teması ile ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.