Eski Gezgin’lerden İpuçları – Erenalp Saltık

2015’te Çanakkale Savaşı’nın 100. yılı dolayısıyla “Anma Mekanları” temasıyla yapılan Seyahat Bursu’nun kazananı Erenalp Saltık oldu.

25 Mayıs-4 Haziran tarihleri arasında II. Dünya Savaşı’nın izlerini Japonya’da süren Erenalp, gezi rotası olarak atom bombasının büyük yıkıma uğrattığı kentler Hiroşima ve Nagazaki’yi seçti. Bir haftalık seyahati süresince savaş sonrası “barış” temasıyla öne çıkan anıtları ve anma mekanlarını inceleyen Erenalp aynı zamanda bu kentlerin nasıl yeniden yapılandığını da gözlemleyerek deneyimlerini Arkitera Seyahat Bursu sitesinden ve sosyal medya hesaplarından paylaştı.

Bir Haftalık Gezisi Boyunca Erenalp Neler Yaptı?

25 Mayıs’ta İstanbul’dan yola çıkan Erenalp, 2. Dünya Savaşı’nda atom bombası atılan iki kent Hiroshima ve Nagasaki’deki, ayrıca savaşta büyük yıkıma uğrayan Tokyo’daki anma mekanlarını ziyaret etti. Aynı zamanda savaştan sonra tekrar yapılanan bu şehirlerin günümüzle ve geçmişle ilişkilerini, şehir organizasyonlarını ve modern mimari eserlerini de inceleyen Erenalp’in ilk durağı Hiroşima oldu.

Hiroshima – Genbaku Dome

 

Yushukan

Hiroşima’da geçirdiği 2 gün boyunca Genbaku Dome, Peace Clock Tower, Hill of Hope gibi anma mekanlarını ziyaret eden Erenalp, Hiroşima’nın ardından Nagazaki’ye geçti. Buradaki üç günlük turu boyunca da Atomic Bomb Museum, Urakami Cathedral, World Peace Symbols Zone gibi birçok mekanı inceledikten sonra son durağı Tokyo oldu. Üç gün boyunca Tokyo’daki kentsel gelişimi ve mimarlık üretimini inceleyen Erenalp, kentteki hafıza mekanlarını gezmenin yanı sıra Kenzo Tange, Toyo Ito, Tadao Ando gibi usta Japon mimarlar ve OMA, Jean Nouvel, MVRDV gibi kentte yapısı bulunan tanınmış ekiplerin projelerini de ele aldı. Erenalp’in seyahati 4 Haziran’da sona erdi.

Shukkeien Garden
Remembrance Hall

Erenalp’in bursu kazanmasını sağlayan rota sunumuna buradan ulaşabilirsiniz.
Erenalp Saltık’ın gezisine dair detaylı bilgilere ise buradan ulaşabilirsiniz.

Eski Gezgin’lerden İpuçları – Elif Yılmaz

Bu sene mimaride “Ortaklık” teması ile düzenlenen Seyahat Bursu’na başvuru süreci devam ederken, eski bursiyerlerin görüş ve önerilerini içeren kısa videoları paylaşmaya devam ediyoruz.
2014 yılında 3. kez düzenlenen Arkitera Seyahat Bursu seçilen teması “Ya Sonra?” ile günümüz teknolojileri gözönüne alınarak, kent ve insan ilişkisinin geldiği noktanın görünür kılınması ve iletişim araçlarının kentleri ne derece yaşanabilir kıldığının araştırılması hedeflenmiş ve gezgin adaylarından Elif Yılmaz Amsterdam’ın gelecek vizyonunu araştırmak üzere bursun kazananı olarak belirlenmişti.

Amsterdam’da Amsterdam Smart City platformunun yaratıcı teknolojileri kullanarak 2009’dan beri gerçekleştirdiği projelerini inceleyen Elif, platformun tüm projelerini deneyimlemenin yanı sıra, kanal kenarında 3d yazıcı ile bir ev inşa etmeye çalışan 3D Print Canal House projesinden kentin karbon emisyonunu düşürmeyi hedefleyen Climate Street projesine kadar kentteki birçok yenilikçi girişimi değerlendirme fırsatı buldu.

Elif Yılmaz’ın 2014 yılında yaptığı gezinin tüm ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Seyahat Bursu 2018 teması ile ilgili ayrıntılı bilgi ve başvuru koşullarına ise buradan ulaşabilirsiniz.

Eski Gezgin’lerden İpuçları – Ferhat Zeycan

Bu sene Geberit sponsorluğunda mimaride “Ortaklık” teması ile düzenlenen Seyahat Bursu’na başvuru süreci devam ederken, eski bursiyerlerin görüş ve önerilerini kısa videolar ile paylaşmak istedik.

İlk videomuzun konuğu 2012 bursiyerimiz Ferhat Zeycan. Arkitera Seyahat Bursu’nun 2012 teması olan “düşük CO2 salımı” konusunda oldukça duyarlı bir öneri getiren Ferhat Zeycan, seyahatinin tamamını sadece bisiklet kullanarak tamamladı ve bu şekilde ulaşımında sıfır karbon salımı yaptı.

Ferhat Zeycan “Pedal – Mekan – İnsan” başlıklı teması ile Roman mahallelerinin oluşturduğu “Getto”ları mimari ve sosyal açıdan deneyimledi. Temaya yönelik gezisine Edirne’den başlayarak, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Sakarya, Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve İzmir olmak üzere 15 günde 9 şehri bisiklet ile gezdi ve toplam 1254 km yol katetti.

Ferhat, seyahati boyunca kulladığı HELMET CAM ile gezdiği yerleri, oradaki yaşantıları an ve an takipçilerine online olarak aktardı.

Seyahat Bursu 2018 teması ile ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

“Ortaklık Teması, Daha Güncel Konuları, Daha Hareketli ve Akışkan Bir Görselleştirmeyi Destekliyor”

Geberit sponsorluğunda düzenlenen Arkitera Seyahat Bursu 2018’e başvurular devam ederken geçen senenin kazananı Ahmet Can Karakadılar ile kısa bir söyleşi yapıp deneyimleri üzerine konuştuk.

Arkitera: Verilen konuyu nasıl ele aldın ve nasıl bir rota belirledin?
Ahmet Can Karakadılar: Öncelikle, kesinlikle aklıma ilk gelen örneklere tamamen takılı kalmadan farklı bakış açılarıyla konuya farklı yönlerden yaklaşmaya çalıştım. Konuyu enine boyuna tartışıp, birçok örnek yaratıp, kendime oluşturduğum filtrelerde süze süze bir noktaya gelmeye çalıştım. Benim filtrelerim, Arkitera’nın geçmiş konseptlerine katkıda bulunacak bir ülke ve konsept seçmek, çok fazla kaynağın olmadığı dolayısıyla benim gitmemin de bir şekilde başkaları için bir kaynak yaratacak olması ve bütçe açısından zorlayıcı olmaması gibi temel etkenlerdi. Ve bu noktalardan bakınca da Rusya, hem dışarıya kapalı olması, birçok farklı dönemden geçmesi dolayısıyla “Zaman Geçer” temasını çok güzel açıklaması ve ucuz olması dolayısıyla çekici gelmişti. Konuyu da sonrasında, “zamanın geçmesinin, içinde taşıdığı ve mimarlığı etkileyen tüm sosyo-kültürel etkenlerle yapılar üzerinde nasıl bir etki bıraktığı” çerçevesinde toparlamaya çalıştım.

Rotamı da, anlaşılabilir olması ve kolay takip edilebilmesi açısından kronolojik olarak belirlemeye çalıştım. Birbiri ardına gelen dönemlerin nasıl etkileri olduğunu ve gezi sonunda büyük resme baktığımızda bunların nasıl okunduğunun anlaşılması benim için önemliydi. Bu büyük tablodan kendimize bir çıkarım yapabiliyor olmalıydık. Ardından bu kronolojik sıradaki dönüm noktalarını belirledim, ki bunlar da Çarlık Rusyası, Ekim Devrimi, Stalin devrinin başlangıç ve bitişleriyle beraber çok da net olmayan bir ayrımla çağdaş dönemin etkileriydi. Son olarak da bu ara evreleri anlatacak en iyi örnekleri seçip bu ara yerleri anlatmaya ve sonrasında gezmeye çalıştım.

Bu senenin teması olan “Ortaklık” hakkında ne düşünüyorsun? Sana ne gibi çağrışımlar yapıyor?
Ben çok güzel ve müthiş potansiyel barındıran bir tema olduğunu düşünüyorum. Özellikle çağdaş mimarlık pratiğinin en önemli başlığı olarak görüyorum. Ülkemizde bu durumun çok yaygın olmadığını, o yüzden bunun örneklerini, hem yeni yetişen mimarlara hem de halihazırda mimarlık görevini sürdüren kişilere büyük ilham olacağını ve yönlendirmelerde bulunacağını düşünüyorum. Seçilen örnekler de eğer bu doğrultuda seçilirse tadından yenmez doğrusu.

Benim ilk aklıma gelen çağrışımlar, mimarlık pratiğinin işlenirken diğer disiplinlerle ne kadar entegre edildiği, kentsel ölçekteki imar planlarında mimari projelerin içinde bulunulması gereken sanat yapıtlarının oranı ve katılımcı mimarlık gibi konular oldu.

Birkaç asır önce mimarın hem inşaat mühendisi, hem makine mühendisi hem de tasarımcı olduğu dönemden neredeyse mimarın sadece fikir üreten pozisyonlara geldiği ve mimarlık pratiğinin ne kadar farklı disiplinlere bölündüğünü görüyoruz. Artık herkes bu geniş yelpazedeki konumunu sorgular oldu. Genel geçer pratiklerin nelere evirildiğini ve çağdaş ofislerin bu pratikleri nasıl kullandığının direk yerinde gidip görülüp bizlere anlatıldığı bir proje bence çok ilgi çekici.

Yönlendirme yapmamak için ülke ismi vermekten çekinsem de, şu an bölgede yeni yapılan binaların belli bir miktardaki bütçelerinin farklı disiplinlerden gelmiş üretimlere ayrıldığı ülkeler olduğunu belirtebilirim sanırım. Aynı şekilde bu tarz bir yaklaşımın mimarlığı nasıl dönüştürdüğü, sanatçıları nasıl yücelttiği ve ortaya çıkaran ürünlerin tatmin karlıkları veya tamamen ters bir durumu ortaya koymak, ülkemizde yapılacak benzer yaklaşımları cesaretlendirecektir diye tahmin ediyorum.

Son olarak da buradaki “Ortaklık” temasını biraz yerel halka yapılan iş birliği olarak tanımlayabiliriz gibi düşünüyorum. Bu noktada da dünyada halk ile beraber yürütülen katılımcı mimarlık projelerinin izlerini sürmeye çalışmak, yakından görüp, halktan geri dönütler almak ve bu sistemi de aynı şekilde kendi ülkemizde nasıl kullanabiliriz, buraya nasıl uyarlayabiliriz gibi düşünmemize yardımcı olacak bir proje haline gelmesini görmek heyecan verici olacaktır.

Başvuran adaylara neler önerirsin ya da kazanan adaya gezdiği sırada önerilerin ne olur?
Sanırım en önemli önerim, ben çok beceremediğim için, yerel halkla bol bol iletişime geçmesini önermek olacaktır. Ve buradan aldığı dönüşleri bizlerle paylaşabilsin ki bu senenin teması da aynı şekilde binaların dışından çok içinden bilgi vermeyi gerektirdiği için ayrıca başarılı bir şekilde seçilmiş diye düşünüyorum. Üretimin arkasında yatan aşamaları bize biraz göstermeye çalışan bir tema gibi geliyor bana. O noktada da bu işin “mutfağına” nasıl girerim diye düşünmeleri sanki daha yerinde olacaktır gibi.

Açıkçası Moskova ve St. Petersburg gerçekten durağan şehirlerdi. Ben oraya çok fazla video çekme hayaliyle gitsem de o şehirde bu duyguları çok fazla besleyemedim ki geçmiş bir zaman üzerinde çalışmak da bana hep durağan hissettirmiştir. Ama bu seneki tema, daha güncel konuları, daha hareketli ve akışkan bir görselleştirmeyi destekliyor gibi. O yüzden bol bol video çekip bize çok güzel kurgularla dönse sanki çok güzel ürünler ortaya çıkarmış gibi hissediyorum.

Bunun dışında tabii ki, her yere girip çıksın, oranın kültürünü tanımaya yaracak her türlü şeyi denesin, tatsın, belgelesin ve bizlerle paylaşsın.

Başvuru esnasında en çok neye dikkat ettin ve bütçe başvuru planında ne kadar öneme sahipti?
En çok dikkat ettiğim şey sanırım projenin bütününün insanların bir mesaj verebiliyor ve bunun okunabiliyor olmasıydı. O yüzden projenin akışına çok dikkat ettim. Takip edilmesini kolaylaştırmaya çok uğraştım. Bütçe benim için önemliydi ama zaten gittiğim ülke istediğim özelliklere o kadar sahipti ki bütçeyi zorlayacağımı çok düşünmeden hareket ettim. Minimum yaşam gereksinimleri çok yüksek olmayan bir insan olarak da bütçe konusunda ne kadar kendimi sınırlayabileceğim konusunda bir alt ve üst rakam çizerek başvurumu yapmaya çalıştım. Çünkü önemli olan gidebilmekti. 30 liralık otelde de kalınırdı 200 liralık da. O yüzden para bana kalırsa en ön planda olmamalı ama projenizin bütçesi ne olursa olsun aklınızdaki fikri en ucuza yapabileceğiniz rakamın o olduğu konusunda karşınızdakileri ikna etmelisiniz. Bu da zaten geniş bir araştırma istiyor ki halihazırda yapılması gereken bir şey her zaman için. Kendi paranızla gidiyor olsanız kıyamayacağınız bir ücreti de karşı tarafa önermemelisiniz sanki. (gülüyor.)

Söyleşi için çok teşekkür ederiz.

Arkitera Seyahat Bursu 2018 teması ile ilgili ayrıntılı bilgi ve şartnameye buradan ulaşabilirsiniz.

Ahmet Can Karakadılar’ın seyahati boyunca yazdıklarını buradan okuyabilirsiniz.

Ahmet Can’ın seyahat sonrası ODTÜ Mimarlık Amfisi’nde yaptığı sunumu ise buradan izleyebilirsiniz.

Seyahat Bursu Tema Tanıtım Toplantıları’nın Son Ayağı Kayseri’de Yapıldı

Bu sene de Geberit sponsorluğunda düzenlenen Arkitera Seyahat Bursu’nun tema tanıtım toplantılarının sonuncusu 26 Şubat Pazartesi günü Kayseri Abdullah Gül Üniversitesi’nde yapıldı.

Abdullah Gül Üniversitesi Büyük Ambar Binası Seminer Salonu’nda düzenlenen ve Arkitera Mimarlık Merkezi Genel Koordinatörü Emine Merdim Yılmaz, Geberit Pazarlama Müdürü Seçil Koyuncu ve mimar Gökhan Karakuş’un konuşmacı olarak yer aldığı son tema tanıtım toplantısında Seyahat Bursu 2018 teması mimaride “ortaklık” konusu detaylı olarak izleyenlere aktarıldı.

Bu yılın teması mimaride “ortaklık” ile ilgili detaylı bilgiye ve Seyahat Bursu 2018 şartnamesine buradan ulaşabilirsiniz.

Seyahat Bursu Tema Tanıtım Toplantısı’nın Ankara Ayağı Yapıldı

Bu sene de Geberit sponsorluğunda düzenlenen Arkitera Seyahat Bursu’nun tema tanıtım toplantılarının ikincisi 19 Şubat Pazartesi günü ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde yapıldı.

Ankara’nın çeşitli üniversitelerinden mimarlık, şehir ve bölge planlama, iç mimarlık, peyzaj mimarlığı ve çevre tasarımı bölümü öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği toplantıda 2018 teması mimaride “ortaklık” konusu detaylı olarak izleyenlere aktarıldı.

Arkitera Mimarlık Merkezi Genel Koordinatörü Emine Merdim Yılmaz, Geberit Pazarlama Müdürü Seçil Koyuncu, Seyahat Bursu 2017 gezgini Ahmet Can Karakadılar ve 2018 jüri üyelerinden mimar Gökhan Avcıoğlu’nun konuşmacı olarak yer aldığı tema tanıtım toplantısının üçüncü ve son ayağı 26 Şubat Pazartesi Kayseri Abdullah Gül Üniversitesi’nde yapılacak.

Bu yılın teması mimaride “ortaklık” ile ilgili detaylı bilgiye ve Seyahat Bursu 2018 şartnamesine buradan ulaşabilirsiniz.

Kayseri’de yapılacak Arkitera Seyahat Bursu Tema Tanıtım Toplantısı’na katılmak isteyenler ise buradan kayıt yaptırabilirler.

Seyahat Bursu Tema Tanıtım Toplantısı (Kayseri)

İlki İTÜ Taşkışla’da düzenlenen Seyahat Bursu Tema Tanıtım Toplantıları’nın üçüncü ve son ayağı 26 Şubat Pazartesi günü saat 16:00’te Kayseri Abdullah Gül Üniversitesi Sümer Kampüsü Büyük Ambar Binası Seminer Salonu’nda yapılacak.

Bursun bu seneki teması “Ortaklık” konusunda detaylı bilgilerin paylaşılacağı toplantıda başvurmak isteyen öğrencilere bir yol haritası sunulacak ve daha önce bursu kazananlar tecrübelerini aktaracak.

Etkinliğe katılmak için buradan kayıt olabilirsiniz.

Program
Tarih: 26 Şubat 2018 Pazartesi

Saat: 16:00 – 17:30

Yer: Abdullah Gül Üniversitesi Sümer Kampüsü, Büyük Ambar Binası Seminer Salonu

Konuşmacılar: Gökhan Karakuş, Emine Merdim Yılmaz

Seyahat Bursu İstanbul Tema Tanıtım Toplantısı’nın Ardından

Arkitera Seyahat Bursu tema tanıtım toplantılarının ilki 12 Şubat Pazartesi günü  İTÜ Taşkışla’da düzenlendi.

İstanbul’un çeşitli üniversitelerinden mimarlık, şehir ve bölge planlama, iç mimarlık, peyzaj mimarlığı ve çevre tasarımı bölümü öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği toplantıda 2018 teması mimaride “ortaklık” konusu detaylı olarak izleyenlere aktarıldı.

Arkitera Mimarlık Merkezi Genel Koordinatörü Emine Merdim Yılmaz, Geberit Pazarlama Müdürü Seçil Koyuncu, Seyahat Bursu 2016 gezgini Atıl Aggüngüz ve 2018 jüri üyelerinden mimar Gökhan Avcıoğlu’nun konuşmacı olarak yer aldığı tema tanıtım toplantısının ikinci ayağı 19 Şubat Pazartesi ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde yapılacak.

Bu yılın teması mimaride “ortaklık” ile ilgili detaylı bilgiye ve Seyahat Bursu 2018 şartnamesine buradan ulaşabilirsiniz.

Ankara’da yapılacak Arkitera Seyahat Bursu Tema Tanıtım Toplantısı’na katılmak isteyenler ise buradan kayıt yaptırabilirler.

Arkitera Seyahat Bursu 2018 Tema Tanıtım Toplantısı (Ankara)

Arkitera Seyahat Bursu için yeni bir süreç başladı. 2018 teması mimaride “ortaklık” olarak belirlenen Arkitera Seyahat Bursu’nun jüri üyeleri arasında mimar Gökhan Avcıoğlu, gezgin Barkın Özdemir ve seyahat bursunun geçen seneki kazananı Ahmet Can Karakadılar da yer alıyor.

İlki İTÜ Taşkışla’da düzenlenen tanıtım toplantısının ikincisi 19 Şubat Pazartesi günü saat 13:00’de ODTÜ Mimarlık Fakültesi Kubbealtı‘nda yapılacak.

Tema toplantılarında bursun teması anlatılacak, başvurmak isteyen öğrencilere bir yol haritası sunulacak ve daha önce bursu kazananlar tecrübelerini aktaracak.

Etkinliğe katılmak için 16 Şubat Cuma günü saat 17:30’a kadar buradan kayıt olabilirsiniz.

Program
Tarih: 19 Şubat 2018 Pazartesi

Saat: 13:00 – 14:30

Yer: ODTÜ Mimarlık Fakültesi, Kubbealtı

Konuşmacılar: Gökhan Avcıoğlu, Ahmet Can Karakadılar