Trenin yanında yasamak

Şimdiye kadarki en zor kısmıydı sanırım, Dharavi den bile daha kötü bir durumda. Bu gittiğim yerde insanlar tren rayının hemen yanında yasıyorlar, oradaki duvarlara gerdikleri ortulerle uzerelerini kapıyorlar, cocuklar rayların ortasında yaşıyor, oynuyor.

[iframe width=”480″ height=”299″ src=”http://www.youtube.com/embed/jApswxG7y9c” frameborder=”0″ allowfullscreen]

20110816-023539.jpg

20110816-023601.jpg

20110816-023623.jpg

20110816-023630.jpg

20110816-023647.jpg

20110816-023654.jpg

20110816-023701.jpg

20110816-023711.jpg

Birer tane kale var rayların arasında genclerin aksam üstü top oynadığı bir yer diye düşünüyorum, çünkü Jakarta da akşam oldu mu her sokak arasında top oynanıyor, cocuklar dışarlarda sürekli.

Jakarta ilk gün

Herkese merhabalar, Jakarta’ya gece geç bir saatte geldim. Sehre inip otele doğru giderken ne kadar modern bir yer dıyordum, büyük plazalar, is merkezleri, ışıklı geceler. Otelim yine sehrin kuzeyinde, merkeze göre daha farklı bir alanda bulunuyor, turistik yerler buraya yakınmış ama zengin Jakarta merkezde yer alıyor. İnternette Jakarta gecekondularının ararken Ronnie ve Anneke ye rastladım, yine Mumbai ki gibi Jakarta daki insanlara yardım etmek icin çalışan karı koca. Kendilerine mail attım, bize kendinizi daha yakından tanıtir mısınız, bizi nerden duydunuz gibi sorular geldi, ben de cevapladım, sonrasında buluştuk.

20110815-010711.jpg

20110815-010718.jpg

Benim dışımda bir de Christo vardı, o da su an Birleşmiş Milletler’de staj yapıyormuş. Önce koy dedikleri bir yere gittik, insanlar balıkçılıklar uğraşıyor burada, ama şart cok kötü, insanlar bambudan küçük evlerde yaşıyor. Etrafta bir sürü cocuk var. Sunu düşünüyorum bu şartlardaki yerler ne kadar kötü olursa olsun, insanlar bir sekilde üretime, dönüşüme dahil oluyor. Büyük paraların üretildiği sehirler arka bahçelerinde acımasızca başka üretimlere sebep oluyorlar.

[iframe width=”480″ height=”299″ src=”http://www.youtube.com/embed/dKB9ha2SnXI” frameborder=”0″ allowfullscreen]

20110815-011009.jpg

20110815-011018.jpg

20110815-011052.jpg

Mumbai final!

Şu an Mumbai’den Singapur’a uçuyorum, oradan aktarma yapıp Jakarta’ya gideceğim. Yolculuğuma Büyük Ev Ablukada ile başladım ama şimdi Woodkid var, birazdan da Smiths’e doğru geçerim zaten, neyse ben anlatmaya başlayayım.

Burası bir maksimum şehir, daha önce hayatımda böyle bir yerde bulunmamıştım. Dört gün o kadar dolu geçti ki, açıkcası üretimin pesindeyken burası doğur bir başlangıç noktası oldu benim için.

Burada soluduğunuz hava, ter ile yıkanmış. Öyle herkes ekmeğinin peşinde falan demek istemiyorum, burda ekmeğin yoksa bir şansın yok zaten.

Açıkçası benim tüm gözlemlerim enstantanelerden oluşuyor, ben size böyle aktarırken, ben bir şeyi öyle görmüşken belki beş dakika sonra herşey değişiyordu.

Dharavi çok etkileyici, yerel üretimin her anına tanık oldum. Plastiklerin ayıklanmasından, kuc parçalara bölünmesine, tekrar paketlenip fabrikalara ham madde olarak gönderilmesine kadar. Mumbai’de kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biri bence Dharavi, açıkcası turistik diğer kısımlar beni pek çekmedi. Turizmin mekanları aynılaştırdığını düşünüyorum.

Fiziksel çevre içler acısı halde, bir iki gün önce bir haber gördüm, Hindistan Türkiye’de yatırım yapacak diye, bence önce kendi ülkelerinden başlamaları daha hayırlı olur.

Kentteki sosyal tabakalar arasındaki uçurum çok fazla, bu hani İstanbul ile karşılaştırılabilinecek bir durumda da değil.

Güney Mumbai, hem turistik hem de daha zengin bir bölge, İngiliz döneminden kaldığını düşündüğüm bazı binalar var ki, gercekten enterasanlar. Sanki birileri zamanında bu binaları hadi dene bakalım diye vermiş, bazı cepheler cok yenilikçi. Hoş denilene göre bu binaların mimarları genelde oncesinde avrupayı gezer, araştırma yapar sonrasında binayı çizmeye başlarmış, bir nevi dergi karıştırmak olsa gerek.

Bu şehir uyumuyor, sürekli canlı, sabah 7 gibi pazarlar kuruluyor. Her mahalle başında bir çay ocağı var, ona yakın bir yerde berber ve tabi bir sürü tezgah.

Bu şehir bana üzerine düşünecek çok şey verdi. Daha kafamda demkeniyorlar sanırım, bir sürü küçük ve eğlenceli anektod da var anlatacağım, belki bir ara tüm sahne arkasını da anlatırım, Smiths çalmaya başladı çoktan, morrisey ’i wanna go home’ dedi demin ama ben daha iyiyim, daha çok yolum var 🙂 Jakarta’dan haberlerle görüşmek üzere

20110814-121735.jpg

20110814-121755.jpg

20110814-121809.jpg

Mumbai trafiği

Konuşurken anlattım sanırım ama buranın trafiği gercekten akıl alır değil. Aslında o kadar kısa mesafeleri o kadar ucuz fiyata gidiyorsunuz ki ve trafikte bir düzen yok, yol kenarlarında sürekli bağıran trafik polisleri, binlerce taksi, özel araçlar bir de yayalar da trafiğin içine umarsizca atlayınca işler karışıyor. Şu videoda beyaz gömlekli adamın rahatlığına bakar mısınız? Sanki boş yolda gibi yürüyor.

[iframe width=”480″ height=”299″ src=”http://www.youtube.com/embed/C7mxTJqyxZo” frameborder=”0″ allowfullscreen]

Urbz.net ve Dharavi

Geldiğim günden beri İstanbul’da urbzmshup atölyesi dolayısıyla tanıştığım (atölyeye katılamamıştım ama ilk gün onları karşılamam sırasında tanismistik), Rahul ve Mathias ile buluşmaya çalışıyorum. Sonunda denk getirebilirdik onlar Goa’dalardı. Goa neresi diyen düşünenler Orhan Pamuk’un Goa sahilindeki fotograflarından hatirlayabilirler. Rahul ve Mathias urbanology ve urbz icin çalışıyorlar, aslında ikisi de büyük parçası bu projelerin. Urbz- user generated cities- mottosuyla çeşitli sehirlerde atölyeler düzenliyor, araştırmalar yapıyor. Bir de Dharavi içerisinde bir ofisleri varmış, burda cocuklara çeşitli egitimler veriliyormuş. Mumbai hakkında konuşurken büyük yatırımcıların yerel insanlarla is birliği yapmadan çalıştığından bahsettiler, bu yatırımların iç pazara dönüşü olmuyormuş. Geçen gün bahsettigim çiçek pazarını ve etrafında yeni binaları soruyorum, ben uzaktan biri olarak bunu soylulaştırma olarak değerlendirmiştim ama Mathias bunun gercek bir soylulaştırma olmadığını, bu yeni binaların yapım kalitelerinin çok düşük olduğunu, 4-5 seneye yeni yerlerin de şimdiki yerlere dönüşeceğini söylüyor. Bu arada bunları konuşurken, salaş bir Çin lokantasındayız, ortam loş, tadını sevdiğim ama ismini aklımda tutamadığım atıştıramalık seyler yiyorum. Konu Türkiye’ye donüyor, son geldiklerinde konuştukları entellektüel kisilerin yönetimden memnun olmadıgını söylüyorlar. Ben de anlatıyorum neler olup neler bittiğini, peki sol ne durumdaya geliyor konu. Kendilerini sol diye tanımlayanların o kadar sol olmadıgını söylüyorum, bizde de oyle diyorlarlar. Sonra konu Orhan Pamuk, diğer meseleler derken uzayıp gidiyor.

Bu arada Goa’daki ofisleri aynı zamanda bir -residency- imiş. Çalışma ve konaklama alanları varmış, isteyenler bizimle iletişime geçip, burda bizimle beraber çalışabilirler diyorlar.

Sonra bana urbz ofisi tarif ediyorlar. Tamam anladım diyorum ama yine de kayboluyorum, ne gps” ne harita bir işe yarıyor ben de iyi bari kaybolayım burda diyip Dharavi’nin icine dalıyorum, bir yandan ezan okunuyor, insanlar cuma namazı kılıyor. Videosu da var o da artık aksama

20110813-065111.jpg

20110813-065131.jpg

20110813-065137.jpg

20110813-065149.jpg

banganga tank

İkinci durağım ise insanların huzur ve saglık bulmak icin geldikleri Banganga. Bir sürü ufak ibadethanenin arasında sakın, huzur dolu bir su birikintisi, bu suyun Ganj nehrinden geldiğine inaliyormus. Etrafında rahiplerin evleri var, bir yanda cocuklar ders çalışıyor.

20110813-013135.jpg

20110813-013143.jpg

Buradan Jain tapınağına gidiyorum, burada birçok din bir cok mezhep var, jain de onlardan biri. Bir dini yapı olmasına ragmen, organizasyonu ve görünüşü alışık olduğumuz dini yapılara benzemiyor.

20110813-013342.jpg

20110813-013350.jpg

Mumbai akşamları

Mumbai akşamlarına Chowpatty sahili ile başladım, burası güneyde tamamen yapılaşmış bölgede plaj olarak kalmasına karar verilen tek yer. Eskiden plajın tamamında satıcılar dururken, yönetim tüm illegal satıcıları temizleyip, satış yerleri icin ayrı bir yer tahsis etmiş.

20110813-012540.jpg

20110813-012555.jpg

20110813-012605.jpg

Açıkcası yediğim seyin tam olarak ne olduğunu da bilmiyordum ama tatlı ekşi bir tadı vardı.

20110813-012659.jpg

20110813-012708.jpg

Bu plajdan denize girilmiyor ama festivaller yapılıyor. İnsanları akşamları zamanlarını geçirmek icin buraya geliyor. Bir tarafında kacak çadırdan gece kondular var, bir adam yerde oturanlar için hasırlar kiraliyor.